top of page

Dört yönetmen

Sinemasal nedenlerle dört yönetmenle çok yakın dostluğum oldu. Metin Erksan, Zeki Ökten, Fatih Akın ve Erden Kıral.

Erden Kıral ile iki tamamlanmış senaryo yazdım. Biri ‘Babam ve Oğlum’ dan yıllar evvel Doğu’da biri doktor babası, diğeri asker babası olarak oğullarının peşinde helak olan iki babanın hikayesine, diğeri ise silikozis hastası bir kot kumlama işçisinin yaşadığı aşk hikayesine ilişkin iki dram.

İkisi de çekilemedi. İlkinde çok güvendiği baş oyunculardan biri işin içinde ‘Doğu’, ‘Asker’ filan olunca son dakikada yan çizdi. Diğerinde ise her şey tamamdı. Fakat baş oyuncu ile birlikte kapı kapı gezmelerine rağmen yapımcı bulamadılar.

Çok sohbetler ettik. Bozcaada’da misafirim de oldu.

Erden Abi’nin hayatının kırılma anı Yol filmidir. Kanal ve Bereketli Topraklar Üzerinde’yi çekmiş bir yönetmen olarak çok saygın bir konuma gelmiştir. Yılmaz Güney, Yol için onu seçer. Yol’un çekimlerinin daha başlarında Cunda safhasında bir sabah kaldığı otelin üst katında o günkü sahneler için çalışırken aşağıda Fatoş Güney oyuncularla toplantı yaparak onlara setin iptal edildiğini bildirmektedir. Herşeyden habersiz bir şekilde aşağı indiğinde hayatının en zor günleri başlar.

Film durdurulmuş ve kendisi kovulmuştur. Bir yıl boyunca oturduğu Arnavutköy’den Beyoğlu’na çıkamadığını, sahilde gün boyu yürüyerek kendisine yapılanı anlamaya ve hazmetmeye çalıştığını söyler.

Yılmaz Güney seti durdurmuştur, ama acelesi vardır, Yol’u Zeki Ökten’e önerir hemen. Zeki Ökten Isparta Cezaevinde Yılmaz Güney’den bu teklifi alır almaz “Arkadaşımın bıraktığı filmi benim almam yakışık almaz Yılmaz Bey. Beni affedin.” der, kendisine. Yılmaz Güney sinirlenerek “Git biraz düşün.” diyerek onu yanından uzaklaştırır.

Zeki Ökten bahçede odun kesen mahkumların önünde diğer mahkumlarla bir süre volta attıktan sonra döner gelir ve teklifi reddederek yerine o sırada cezaevinden yeni çıkmış bir arkadaşını, Şerif Gören’i önerir.

Zeki Ökten ve Erden Kıral belki de bu yaşananın da etkisiyle birbirlerinden hep saygı ve sevgiyle söz ederlerdi.

Yol’dan kovulma hadisesiyle ilgili Erden Abi’nin bilmediği bazı başka detaylar da var, ama onunla bunu konuşmak istemedim hiç. Ancak yapılanın nezaket dışılığını ve gaddarlığını hiçbir haklı gerekçe affettiremez.

Hakkari’de Bir Mevsim gibi bir büyük film ile küllerinden yeniden doğmasa bugün Erden Kıral ’dan bahsetmemiz zordu.

Sinemayı bilen, seven, çok enerjik ve kendi sinemasını sürekli yenileyebilen biriydi.

Yılmaz Güney ile bir nevi hesap kapatma olarak nitelediği ‘Yolda’ filmi bütçesinden kaynaklanan bütün mütevazılığına karşın onun sinemasının değerini kanıtlayan bir filmdir. İzlemediyseniz tavsiye ederim. Cezaevinden başka bir cezaevine nakledilen ünlü bir sinemacı ile onu arkasından bir araba ile takip eden genç yönetmenin molalarda sinema konuştuğu gerçek,yerli, milli ve acayip bir hikayedir.

Bir İran filmi olaydı mutlaka ödülleri ve şöhreti çok daha fazla olurdu!

11 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Dedemler

bottom of page